Gebelik

Hamilelik Hakkında 7 Yanlış Mit •

Endonezya'da hamilelik hakkında gelişen birçok efsane var, çoğu hamile kadın bunlara inanıyor ve onları takip ediyor. Hamile kadınların kaçınması gereken yiyeceklerle ilgili mitlerden, doğacak bebeğin cinsiyetiyle ilgili mitlere kadar. Evet, mitler nesilden nesile aktarılan, toplumda geliştirilen varsayımlardır, hatta bazı insanlar bu mitlere inanır. Aşağıdakiler bir efsaneyse ya da değil, değil mi?

1. "Hamile kadınlar balık yemez, bebek balık olur"

Bildiğimiz şey, balığın vücut için iyi bir protein kaynağı olduğudur. Elbette bu efsane doğru değil. Balık, bebeklerin büyümesi ve gelişmesi için çok önemli olan protein, demir ve çinko içerir. Ayrıca balık, bebeğin beyin gelişimi için iyi olan dokoheksanoik asit (DHA) dahil olmak üzere omega-3 yağ asitlerini de içerir.

Bununla birlikte, hamile kadınların tüketmesi yasak olan balık türleri de vardır. Tüketilmesi yasak olan balık türleri, köpekbalığı gibi yüksek cıva içeren yırtıcı balıklardır. Kılıçbalığı,kral uskumru, ve çini balığı. Bu balık türü Endonezya'da nadiren bulunur. Ton balığı, sardalye ve somon balığına ne dersiniz? Ton balığı, sardalye ve somon balığı da cıva içerir, ancak düşük seviyelerdedir, bu nedenle hamile kadınların çok sık olmadığı sürece onları yemelerine izin verilir. Yüksek düzeyde cıva içeren balıkları çok sık yerseniz, kanda cıva birikebilir ve gelişmekte olan bebeğin beynine ve sinir sistemine zarar verebilir.

2. “Hamile kadınlar sık ​​sık hindistan cevizi suyu içmeli”

Birçok insan hamilelik sırasında hindistancevizi suyu içmenin doğumu kolaylaştırabileceğini ve bebeğin cildini beyaz ve temiz hale getirebileceğini söylüyor. Bu bir efsane. Hindistan cevizi suyunun doğumla ve bebeğin ten rengiyle hiçbir ilgisi yoktur. Doğum süreci birçok faktörden etkilenirken, bebeğin cildinin rengi ebeveynlerden geçen genetik tarafından belirlenir.

Bununla birlikte, hamilelik sırasında hindistancevizi suyu içmenin birçok faydası vardır çünkü birçok besin içerir. Hindistan cevizi suyu elektrolitler, klorür, potasyum ve magnezyum bakımından yüksektir ve çok az şeker, sodyum ve protein içerir. Hindistan cevizi suyu ayrıca lif, manganez, kalsiyum, riboflavin ve C vitamini kaynağıdır.

Hamilelik sırasında hindistancevizi suyu içmek hamile kadınların susuz kalmasını önleyebilir, yorgunluğu azaltabilir, bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olabilir, böbrek fonksiyonunu iyileştirebilir, idrar yolu enfeksiyonlarını önleyebilir ve yüksek tansiyonu düşürebilir.

3. "Hamile kadınların seks yapması yasaktır"

Bu doğru değil. Hamilelik koşulları sağlıklı ve normal ise hamile kadınlar yine de seks yapabilirler. Hamilelikte seks yapmak bebeğe zarar vermez çünkü amniyotik kese ve güçlü rahim kasları bebeği korurken, rahim ağzını kaplayan kalın mukus bebeği enfeksiyondan koruyacaktır. Belki orgazma ulaştıktan sonra bebeğin hareketlerini hissedeceksiniz merak etmeyin orgazm sonrası artan kalp atış hızınıza bebeğin tepkisidir. Bebek ne olduğunu bilmiyor. Ayrıca hamilelik sırasında cinsel ilişkiye girmek erken doğumu tetiklemeyecektir. Aslında, hamileyken düzenli seks yapmak, erken doğum yapma riskinizi azaltabilir.

4. "Aşkın peşinden gelmez, çocuk salyalı olur"

Eits.. Dur bir dakika, aslında istekler bebeklerden mi yoksa annelerden mi geliyor? Hiç kimse aşermenin gerçekte ne anlama geldiğini bilmiyor, ancak bazı teoriler, aşermenin vücudunuzun, can attığınız yiyeceklerden alabileceğiniz belirli besinlerden yoksun olduğu anlamına gelebileceğini öne sürüyor. Aşermeyi hamilelik sırasında annenin hormonlarındaki değişikliklerle ilişkilendiren ve böylece dildeki tadı ve annenin kokladığı aromayı değiştirenler de vardır. Sonuç olarak, isteklerin bebek üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır. Yani denilebilir ki, aşermeler çocukların "salya akmasına" neden olmaz ve bu aslında sadece bir efsanedir.

5. “Annenin cildindeki değişiklikler bebeğin cinsiyetini gösterir”

Bazıları, hamilelikte ten rengi koyu olan hamilelerin erkek çocuk doğuracağını, hamilelikte ten rengi açık olan hamile kadınların ise kız doğuracağını söylüyor. Bu bir efsane. Annenin cildi hamilelik sırasında hormonal değişiklikler nedeniyle gerçekten değişecektir. Bazı anneler cildinde daha koyu veya daha açık renk değişiklikler yaşayabilir ve bu değişikliklerin doğacak bebeğin cinsiyeti ile ilgisi yoktur.

6. “Hamilelikte daha fazla yemek, bebeğin erkek olduğunun bir işaretidir”

Bu da bir efsanedir. Anne karnındaki bebeğin büyümesi ve gelişmesi için olduğu kadar, annenin ihtiyaçlarını karşılamak için de hamilelikte daha fazla yemek tavsiye edilir. Ancak bunun anne tarafından doğacak bebeğin cinsiyeti ile ilgisi yoktur. Cinsiyet, ne kadar yiyecek, ne tür yiyecek yediğimiz ya da buna benzer bir şeyle belirlenemez.

7. “Ananas ve Durian Düşüklere Neden Olabilir”

Böyle gelişen efsaneler, bu nedenle hamile kadınların ananas ve durian yemesi yasaktır. Ancak, aslında bu efsane doğru değil. Ananas veya durian meyvesi hamile kadınlarda düşüklere neden olmaz ve orta düzeyde tüketildiği sürece güvenlidir.

Durian, hamile kadınlar için faydalı olan organo-kükürt ve triptofan içerir. Bununla birlikte, durian yüksek şeker ve karbonhidrat içerdiğinden aşırı durian tüketimi iyi değildir. Gestasyonel diyabetli hamile kadınlar durian tüketmekten kaçınmalıdır.

Ananas, hamile kadınlar için de faydalı olan C vitamini içerir. Ancak çok fazla ananas tüketmek de vücuttaki bromelaini artırabileceğinden sorunlara neden olabilir. Bu bromelain proteini parçalayabilir ve düşük yapma riskini artırabilir. Her türlü yiyecek aşırı tüketildiğinde kesinlikle iyi değildir.

AYRICA OKUYUN:

  • Hamilelikte Duygudurum Değişimlerini Kontrol Etmek İçin İpuçları
  • Bebeğin Cinsiyetini Belirlediğinden Şüphelenilen 6 Faktör
  • Hamilelikte Anne Stresliyse Bebeklere Ne Olur?